Php Mysql Türkçe Karakter Sorunu

Merhaba,

Bu yazımda size Uzmanlık alanı olduğum web tasarımı ve veritabanı hakkında sıklıkla (özellikle webe yeni başlayanların) karşılaştığı sorunlardan bir tanesi olan sayfada Türkçe Karakterlerin doğru gözükmemesinden bahsedeceğim. Türkçe Karakterler : Ç , Ğ , İ , Ö , Ş , Ü, ç , ğ , i , ö , ş , ü. Bunlar sitede tuhaf ve saçma sapan karakterlerle gösterildiği zaman okunması imkansız hale gelir yazdığımız yazıların.

Php de çözümü şöyledir :

1-) Öncelikle siteniz veritabanı kullanacaksa – MYSQL – veritabanını  UTF – 8 formatında yapıyoruz :utf8navicat

veritabanında başka hiçbir yerde dil kodlamasını zorunda kalmadıkça değiştirmeyin (utf-8 haricinde yapmayın).

2-) Php kodlarımızı yazdığımız editörde (örnek : nusphere tavsiyemdir) bütün üzerinde yazı yazdığınız – js, html, php, css, txt, vb gibi…- dosyalarınızı utf-8 olarak kaydediyorsunuz:

utf8nusphere

 

3-) Web sayfanızın dil kodlamasını UTF-8 yapıyorsunuz :

<meta http-equiv='Content-Type' content='text/html; charset=utf-8'>

Yukarıdaki yazıyı aynen html taglarının olduğu dosyaya <head> tagından sonra yazın

4-) Mysql connection bağlantınızı yaptıktan hemen sonra aşağıdaki kodu yazın. Bu kod utf-8 formatında kaydedilmiş veritabanındaki verilerinizin php tarafından utf-8 olarak yorumlanmasını sağlar. Yani bizim istediğimizde budur.

mysql_query(“SET NAMES utf8”);
mysql_query(“SET CHARACTER SET utf8”);
mysql_query(“SET COLLATION_CONNECTION = ‘utf8_general_ci'”);

5-) Php dosyalarınızın en başına aşağıdaki kodu ekleyin

header('Content-Type: text/html; charset=utf-8');

burada dikkat etmeniz gereken şey şu. bu kod html çıktıyı üreten php kodunuzda olacak. Açıklaması: index.php dosyanıza include ettiğiniz  bir dosyanız var bunun adı da menu.php. sizin bu kodu yapıştıracağınız yer index.php dosyanızın üstleri. bütün includelardan önce yapıştırın. menu.php  ye gerek yok. ama yapıştırırsanız zararıda olmaz.

6-) Ajaxda Türkçe karakterlerde sorun çıkıyorsa

ajaxa gönderilen parametreyi java kısmında encodeURI() fonksiyonuyla sıkıştırın.

Örnek : ajaxparamtere = encodeURI(str);

Elmas Nasıl İşlenir

İşlenmeden önce oldukça mat görünen minerale ışıltılı ve değerli bir taş niteliği kazandıran elmas kesimi özel bir uzmanlık dalır. Çok uzun zaman alan ve büyük bir beceri gerektiren bu kesimde yapılacak ilk iş, ham elması en iyi biçimde değerlendirebilmek için mineralin nasıl bölünmesi gerektiğini belirleyip taşın üzerinde işaretlemektir. El mas kristalinin tıpkı ağaç gövdeleri gibi damarlı bir yapısı vardır; bu nedenle hem damarları doğrultusunda dilimlenebilir, hem de damarlarına dik olarak biçilebilir. Ama elmas o kadar serttir ki başka hiçbir mineral bu taşı çizemez; bu yüzden dilme ve kesme yerlerini işaretlemek için elmasın yüzeyi gene bir elmas parçasıyla çizilir. Sonra bu çizgiye çelik bir kama dayayıp üzerine tokmakla vurularak elmas ikiye bölünür. Daha sonra damarlarına dik doğrultuda keserek biçimlendirmeye sıra gelir. Bu iş için, fosfor tuncu denen çok sert bir alaşımdan yapılmış, kâğıt inceliğinde bir çark kullanılır. Elması kesebilmesi için de kenarlarına zeytinyağı ve elmas tozu karışımı sürülür. Bu çark dakikada 5.000 devir yaptığı halde elmasın içinde gene de çok yavaş ilerlediği için 1 kıratlık elmasın kesimi 4-8saat kadar sürer. Eğer elmasa pırlanta, markiz ya da armut (damla) gibi yuvarlak bir biçim verilecekse kesildikten sonra tıraşlanması gerekir. Bunun için bir torna tezgâhının aynasına bağlanan elmas dönerken bir başka elmasa sürtünür. Faseta ya da façeta denen ve ışığı renklerine ayrıştırarak elmasa asıl ışıltısı nı kazandıran küçük düz yüzeylerin tıraşlanması kesimin son aşamasıdır. Bu işlem büyük bir hızla dönen, elmas tozuyla kaplı demir çarklarla yapılır. Elmasın bu çarka sürtünmesiyle oluşan fasetalar en sonunda parlatılır, işlenmiş bir elmas, kesme, tıraşlama ve parlatma işlemleri sırasında ilk ağırlığının yakla şık yüzde 50′sini kaybeder. Yataklardan çıkarılan ham elmasların ancak yüzde 20′si mücevher yapımına uygun dur:geri kalanlar sanayide kullanılır. Örneğin dişçi matkaplarının elmas uçları, kesme takımlarını bilemek ya da mercekleri taşlamak için kullanılan, elmas kırıklarından yapılmış çarklar ve kayaları delmeye yarayan elmas uçlu matkaplar bu mineralin sanayideki kullanımına birer örnektir. Sanayi elması üreten ülkelerin başında Zaire gelir.

DVD Diski Üzerine Birtakım Bilgiler

DVD’ler 0.6 mm kalınlığında plastik kaplı polikarbonattan,iki disk in birleşmesinden ve çok daha ince yansıtıcı bir alüminyum ya da altın tabakadan oluşur. Bu iki disk birbirine yapıştırılarak 1.2 mm’lik bir disk oluştururlar. Oluşan disk iki yüzünden ya da tek yüzünden okunabilecek şekilde tasarlanabilir. Tabakaların bir CD’nin yarısı kalınlığında olmasının nedeni daha yüksek numerik aparatı olan bir lensle okunabilmeyi ve daha küçük ve dar çukurlarla bilgi yazabilmeyi sağlamasıdır.

Tek katmanlı bir DVD, standart bir CD’nin yedi katı olan 4.7 GB bilgiyi saklayabilir. 650 nm dalga boyundaki kırmızı bir lazer (CD için bu değer 780 nm’dir) ve 0.6’lık bir numerik aparatla (CD için 0.45), okuma çözünürlüğü 1.65 kat artmıştır. Bunun iki boyutta olduğunu da düşünürsek fiziksel veri saklama boyutunun 3.5 kat arttığını görebiliriz. DVD, fiziksel tabakada daha verimli bir kodlama yöntemi kullanır. CD’nin hata düzeltme sistemi CIRC, yerini daha güçlü Reed-Solomon ürün koduna bırakmıştır, RS-PC; aynı şekilde Yediye Ondört Modülasyonu (EFM) de yerini, sekize onaltı modülasyonu kullanan EFMPlus’a bırakmıştır. CD’deki gibi altkod yoktur. Sonuç olarak, DVD biçimi, üçüncül hata düzeltme tabakası kullanan CD-ROM biçiminden yüzde 47 oranında daha verimlidir.

DVD’nin çeşitli uygulama alanları vardır:

  • DVD-Video (filmler (görüntü ve ses))
  • DVD-Audio (yüksek kaliteli ses)
  • SACD (yüksek kaliteli ses)
  • DVD-VR (TV’den ya da kameradan kaydedilmiş görüntü ve ses)
  • DVD+VR (+R ve +RW disklere kayıt için DVD-Video)
  • PS2 DVD (PlayStation 2 oyunları için)
  • Xbox DVD (Xbox oyunları için)
  • DVD-Data (veri saklamak için)

Disk ortamı şunlar olabilir:

  • DVD-ROM: salt okunur, kalıpla üretilmiş
  • DVD-R: bir kere yazılır
  • DVD-RW: tekrar yazılabilir
  • DVD-RAM: rastgele erişimle tekrar yazılabilir
  • DVD+R DL: iki katmanlı bir kez yazılır
Diskin bir ya da iki tarafı olabilir, ve her taraf için bir ya da iki katmanı olabilir; taraf ve katmanlar diskin boyutunu belirler.
  • DVD-5: tek taraflı, tek katman, 4.7 GB (4.38 GiB)
  • DVD-9: tek taraflı, çift katman, 8.5 GB (7.92 GiB)
  • DVD-10: çift taraflı, tek katman iki yüzünde, 9.4 GB (8.75 GiB)
  • DVD-14: çift taraflı, çift katman tek yüzünde, diğerinde tek, 13.3 GB (12.3 GiB)
  • DVD-18: çift taraflı, çift katman iki yüzünde, 17.1 GB (15.9 GiB)

DVD OKUYUCU AYGITLARI BLU-RAY OKUYAMAZ

Çanakkale Şehitlerine – Mehmet Akif Ersoy

Çanakkale Şehitlerine

Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyâda eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi.
-Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya-
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
Nerde-gösterdiği vahşetle ‘bu: bir Avrupalı’
Dedirir-Yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi!
Eski Dünyâ, yeni Dünyâ, bütün akvâm-ı beşer,
Kaynıyor kum gibi, mahşer mi, hakikat mahşer.
Yedi iklimi cihânın duruyor karşında,
Avusturalya’yla beraber bakıyorsun: Kanada!
Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk:
Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.
Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ…
Hani, tâuna da züldür bu rezil istilâ!
Ah o yirminci asır yok mu, o mahlûk-i asil,
Ne kadar gözdesi mevcûd ise hakkıyle, sefil,
Kustu Mehmedciğin aylarca durup karşısına;
Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına.
Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz…
Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz.
Sonra mel’undaki tahribe müvekkel esbâb,
Öyle müdhiş ki: Eder her biri bir mülkü harâb.Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı;
Beriden zelzeleler kaldırıyor a’mâkı;
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam,
Atılan her lağamın yaktığı: Yüzlerce adam.
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer;
O ne müdhiş tipidir: Savrulur enkaaz-ı beşer…
Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak,
Boşanır sırtlara vâdilere, sağnak sağnak.
Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller,
Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller.
Veriyor yangını, durmuş da açık sinelere,
Sürü halinde gezerken sayısız teyyâre.
Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler…
Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler!
Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
Alınır kal’â mı göğsündeki kat kat iman?
Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrına râm?
Çünkü te’sis-i İlahi o metin istihkâm.Sarılır, indirilir mevki-i müstahkemler,
Beşerin azmini tevkif edemez sun’-i beşer;
Bu göğüslerse Hudâ’nın ebedi serhaddi;
‘O benim sun’-i bedi’im, onu çiğnetme’ dedi.
Asım’ın nesli…diyordum ya…nesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi nâmusunu, çiğnetmiyecek.
Şühedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar…
O, rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar,
Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker!
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi…
Bedr’in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
Sana dar gelmiyecek makberi kimler kazsın?
‘Gömelim gel seni tarihe’ desem, sığmazsın.
Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb…
Seni ancak ebediyyetler eder istiâb.
‘Bu, taşındır’ diyerek Kâ’be’yi diksem başına;
Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;
Sonra gök kubbeyi alsam da, ridâ namıyle,
Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmıyle;
Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan,
Yedi kandilli Süreyyâ’yı uzatsam oradan;
Sen bu âvizenin altında, bürünmüş kanına,
Uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına,
Türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem;
Gündüzün fecr ile âvizeni lebriz etsem;
Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana…
Yine bir şey yapabildim diyemem hâtırana.
Sen ki, son ehl-i salibin kırarak savletini,
Şarkın en sevgili sultânı Salâhaddin’i,
Kılıç Arslan gibi iclâline ettin hayran…
Sen ki, İslam’ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
O demir çenberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki, rûhunla beraber gezer ecrâmı adın;
Sen ki, a’sâra gömülsen taşacaksın…Heyhât,
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât…
Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
Sana âğûşunu açmış duruyor Peygamber.

Mehmet Akif Ersoy

Request.ServerVariables

Request.ServerVariables ASP .NET C#, VB


Sunucu hakkında bir takım bilgileri döndürür. Kullanım şekli aşağıdaki gibidir:

Response.Write(“Kullanıcı IP Adresi:” + (Request.ServerVariables[“remote_addr”] + “<br>”));

Response.Write(“Host: ” + (Request.ServerVariables[“remote_host”] + “<br>”));

Response.Write(“Host: ” + (Request.ServerVariables[“remote_host”] + “<br>”));

Response.Write (“Sunucu İsmi:” +(Request.ServerVariables[“server_name”] + “<br>”));

 

Request.ServerVariables[“degisken_adi”] şeklinde bir kod ile değeri alabiliriz veya bir değişkene yükleyebiliriz.  degisken_adi  bölümünde aşağıdaki değerler kullanılır: